Islam

İslâm Kelimesinin Anlamı ve tahribatı 

„İslâm“ kavramını daha iyi anlayabilmek için, bu kelimenin kök fiilinin hangi anlamlarda kullanıldığını bilmekte fayda vardır. İslâm kelimesi, Alah’a inanıp iman edip, Allah’a teslimiyettir. Çünki İslâm kelimesi! inanma’nın da ötesinde teslimiyeti, barışı, adaleti özgürlüğü ve güvenliği de beraberinde getiren son derece kapsamlı ve anlamlı bir kelimedir.

  1. Allah’a teslim olmak, Allah’a iman etmek ve bağlanmak,
  2. Şüphesiz ve Riyasız, gönülden inanmak.
  3. İslâm’ı din olarak seçmek, İslâm’a girmek. Kısacası Allah’ın birliğine inanıp iman etmek. Yüce Allah’ı tanıyıp, ona inanıp teslim olmaktır. İslam:

 

Ali İmran S.19: Allah’ın nezdinde Hak Din İslamdır. Din’in anlamı “itaat ve teslimiyet’tir”

Kur’an’dan; Hücürat Süresi 14 ve 15’inci Ayetler  İslam’ı nasıl anlatıyor.

“Ey Muhammed o bedeviler sana derki, biz inandık. Sen onlara deki, siz inanmadınız, ama Müslüman olduk deyin. Çünkü inanacak iman sizin kalplerinizde yoktur. İnanıp iman etmedikten sonra İslam olamazsınız. Eğer Allah’a ve onun Peygamber’ine inanıp, iman ve itaat ederseniz, emirlerini tutarsanız Allah Esirgeyen ve bağışlayandır.

Bakara Süresi Ayet: 136: Allah’dan bize indirilene, İbrahim’e, İsmail’e, İshak’a, Yakub’a, ve torunlarına gönderilene, Musa’ya ve İsah’a, Rableri tarafından diğer Peygamber’lere verilenlere, onların hiç birisi arasında fark gözetmeksizin inandık. Biz sadece Allah’a teslim olanlardanız.

Düşünecek olursak, Davut Peygamber’in, Musa Peygamber’in İsah Peygamber’in ümmetlerinin hepside Yüce Allah’ın birliğini tanıyıp,ona inanan iman eden toplumdur.

Kur’an, Açıkca şunu ifade ediyor. Kutsal kitablar ile insanlığa mesaj veren, tek tanrılı Allah’ın birliğini tanıyan, Peygamberlerin getirdikleri dinler topluluğunun ismi İslam’dır. Fakat, Allah’ın birliğine Dilin ile ikrar edip, gönlün ile iman edip, Allah’a teslim olmadıkca İslam olamazsınız. Kur’anın da İslam ifadesi budur.

Ne yazık ki, Hz. Muhammed’in hemen ölümünden sonra getirilen hakiki İslam dinini çıkar ve menfaat için tahrip ettiler. Tekrar cahiliye devrinin Hak ve âdalet’den uzak kölelik sistemini ve sömürü düzenini geri getirip, uydurma bir İslam dini inşa ettiler. Bunuda bilmeyen insanlara baskıyla, Hz. Muhammed’in Dini budur diye Dünya’ya tanıttılar.  Günümüze kadar gelen, iki ayrı İslam dini  halen aramızda yaşatılmaktadır.

  1. Hz. Muhammed’in Kur’an’la indirdiği (getirdiği) İslam dini var.
  2. Muaviye ve Emeviler tarafından tahrip edilmiş uydurma İslam var.

Fakat dikkat edecek olursanız! Hz. Muhammed’in yasakladığı konuların hemen hepsi Emevi İslamında halen yaşatılmaktadır. Bakın, Hz. Muhammed son veda haccında’ki hutbesinde Kur’an’la getirdiği İslam’ı şöyle dizayın etmiştir.

  1. Cahiliye devrinden beri halen devam eden kan davalarını kaldırarak, İslam toplumu içerisinde o tarihden itibaren kan davasını yasaklamıştır.
  2. Cahiliye devrindeki sömürü düzeni olan “Faizi” kaldırmış ve yasaklamıştır.
  3. Ey İnsanlar, sizin kadınlarınız üzerinde bir takım haklarınız  vardır. Kadınlarında sizin üzerinizde bir takım hakları vardır. Onlara karşı iyi davranınız. Siz onları Tanrının adı ile, Allah’a söz vererek aldınız. Allah’ın emri ile biri birinizin helalı oldunuz diyerek  kadın erkek eşitliğini getirmiştir.
  4. Nikahlı eşinizin haricinde bir başka ikinci kadınla buluşmanız yasaklanmiştır. Kadının da nikahlısından başka birisiyle buluşmasını aynen yasaklamıştır.   Bunun zina olduğunu günah olduğunu anlatarak tek evliliği öngörmüştür.
  5. Arafat’taki Hutbesinde, İnsanlar arasında hiçbir kimsenin  diğerinde üstün olmadıklarını söyleyerek insanlar arasında eşitliği sağlamıştır.
  6. İnsan’ın kutsal olduğunu, biribirinizi öldürmeyin, boynunu vurmayın, kendinize layık görmediğinizi başkasına yapmayın. Böylece  insan hak ve hukukunu sergilemiştir.
  7. Baba oğulun, oğul babanın suçundan sorumlu değildir, İntikam için suçsuz olan bir kişiyi suçlunun yerine öldürmeyi yasaklamıştır.
  8. Aldığınız borcu ödeyin. Kefil olduğunuz olayda sözünüzde durun. Bunu demesiyle insanlar Arasında doğruluğu, dürüstlüğü ve adaleti sağlamıştır.
  9. Cahiliye devrinde kalma çirkin  ve insanlığa zarar veren her türlü adetleri yasaklamıştır.
  10. Kadir hum hutbesinin son bölümlerinde, ey insanlar bu gün size dini’nizi tamamladım. Din olarak size İslamiyeti seçdim, demekle getirdiği Din’in özünü belirlemiştir.
  11. Ey insalar, bende sizin gibi insanım, benimde günlerim yaklaştı. Yakında sizin içinizde ayrılacağım. Size iki amanet bırakıyorum. Biri Kur’an’ı Kerim, biri’de Ehlibeyt’imdir. Onlara sıkıca sarıldıkca, Kur’an’nın ve Ehlibeyt’imin izinde ayrılmadığınız müddetce yanlış yola sapmazsınız.
  12. Ey insanlar, bana Allah tarafında emredilen her sözü sizlere teblih ettim. Ben vazifemden sorumluyum. Ey Nas! Bilinizki Allah benim mevlamdır.Bende bütün müminlerin mevlasıyım. Ben her kimin mevlası isem, Ali’de onun mevlasıdır. Ali’nin eti benim etimde, kanı benim kanımda, “Ali ben, ben Ali’denim”. Bu söylemler uzun. Fakat ben uzatmak istemiyorum. İşte orada Velâyeti ali’ye verip kendi yerine İslam’ı yöneteceğini oradaki yüzlerce insanlara bildirdi. Aleviler onun için Hz. Ali’nin ve Ehlibeyt’in devam ettirdiği İslami yol ve erkânı sürerler. Aleviler onun için derki, biz İslam’ın özüyüz.

 

Hz. Muhammed’e, Hz. Ali’ye ve Ehlibeyt’e inanıp iman eden Alevi toplumu, hakiki indirilen İslam’ı yaşatmaktadır. Emevinin getirdiği uydurma İslamı da Sunni toplum yaşatmaktadır. Aleviler din veya inanç olarak, hiçbir tarihte Emevi’nin uydurma İslam’ını kabul etmemiştir. Alevi toplumu, Hz. Muhammed’in, Hz. Ali’nin getirdiği Ehlibeyt İslam  inancına inanıp iman etmiştir. Bir takım yoldan erkândan haberi olmayan sahte Misyonerler, Alevicilik oynayan inançsız kişiler, bilgisiz toplumu kandırmak için, Emevi’nin uydurma, sahte İslamını, Hz. Muhammed’in hakiki İslam’ı olarak gösterip,

“Biz İslam değiliz”demekle, Alevi toplumu’nu hakiki İslam inancın’dan sapıtmaya çalışıyorlar.

Sahabeler Hz. Muhammed’e sorarlar: Ya iki gözüm, sen Hak’ka yürüdükten sonra, biz İslam ilmini kimden öğreneceğiz? Hz. Muhammed, “Ben ilmin şehriyim, Ali kapısıdır. Bana gelecek insan, evvela Ali’ye gitsin. “Ali beni tamamlar”. Kısaca Hz. Ali’yi özetleyecek olursak! Hz. Pir diyorki; “O kutsal Ruh, kâbenin içinde insan bedenine büründü’de Ali olarak dünya’ya geldi”. Mevlane Hazretleri Mesnevisinde Nati Ali bölümünde şu ifadeleri kullanıyor. “Ali Kur’anı natıktır. O açıklayıcı imam. O Tanrı Velisi. Sefa ehlinin vucut güneşidir. Hak’kın yüksek sıfatları Ali’nin sıfatıdır. Hak’kın sıfatları zaten ondan ayrı değidir. İlimde maksat yüce Ali’dir. Hak’kın hikmetini ondan başka kimse bilemez. O Hak iledir, Hak ondan görünür. Hz. Muhammed Hak’ka yakınlık derecesinde, Allah’a kavuşmanın harem yerinde onun sırrını gördü. Ali’nin nutkunu Ali’den dinledi. Ali ile birleşen o yerde, Ali’den başka kimse bulunmaz”.

Fakat ne yazık ki, kimlere hızmet ettikleri belli olmayan, Alevicilik oynayan Misyonerler, Emevi’lerin getirdikleri, Allahu Ekber diyerek insan kafasını kesen, Faizi Mübah gören.  Dört kadınla evlenmeyi cayiz gören, 8 ve 10 yaşındaki kız çocuklar ile evlenmelerine fetva veren, Kendileri gibi inanmayan herkese kâfir diyen, katli vaciptir diyen, Vahabi ve Selefi inancını, Alevilerin İslam inancıymış gibi göstermekle, bilgisiz Alevilerin beyinlerini yıkayarak, kutsal inancımıza çok büyük zarar veriyorlar. Osmanlı,Alevi olan insanları katletti. Bu biz İslam değiliz diyen çıkarcı Misyonerler, Ehlibeyt Alevi inancını katlediyorlar. Saygı değer dostlar! İşte bizim yukarıda anlattığımız Hz. Muhammed’in, Hz. Ali’nin, Ehlibeyt’in Kur’an’la getirdikleri İslam’a, İslam diyoruz. Onlarsa, Emevinin uydurma İslamına, İslam diyorlar. Sizleri kendilerine uydurmak için, sahtekarlık yapıyorlar. Bile-bile iftira ediyorlar. Emevi İslam’ı biz İslam olarak kabul etmiyoruz. Alâkamız yoktur. Aslında yaptıklarına ve gidişatlarına bakılırsa, Sizlere anlattıkları Emevi İslam’a onlar inanıyorlar. Bu durumu bütün Alevi canların bilmesini arzu ediyorum. Saygılarımla.

Seyit Derviş Tur