Kısaca: İmam Ali Naki (Hâdi), On İki İmam’ın onuncusu ve İmam Muhammed Taki’nin oğludur. Babasını altı yaşında kaybetmiş, Abbasi halifelerinin gözetimi altında Samarra’da yaşamış ve zehirlenerek şehit edilmiştir. Bu sayfada Seyit Derviş Tur Dede’nin anlatımıyla dönemin halifeleri, imamın eserleri ve vasiyeti yer almaktadır.
Aşağıdaki metin, Seyit Derviş Tur Dede’nin Erkânname kitabından alınmıştır. Genel bir giriş için: Alevilik nedir?
İçindekiler
İmam Ali Naki (Hâdi) Kimdir?
| Doğumu | H. 214 / M. 836, Medine |
| Şehit edilmesi | H. 254 / M. 876, Samarra (künyede 878) |
| Yaşı | 42 |
| Babası | İmam Muhammed Taki (Cevad) |
| Annesi | Semane |
| Eşi | Suzan |
İmam Ali El Naki (Hâdi), Hicretin 214’üncü yılı Recep Ayı’nın 12’sinde Miladi tarih 836 yılı Medine’de doğmuştur. On ikinci masumdur. İmam Muhammed Taki’nin Ali El Naki ve Musa’dan başka erkek çocukları yoktu. Babasını kayıp ettiğinde 6 yaşında idi. İmam Muhammed Taki’ye sorarlar? Ya imam, bir gün olur ki sen aramızdan ayrılır ve Hakkın rahmetine erersen, çocukların henüz küçükler, bize kim öncülük edecek? İmam Muhammed Taki, oğlu Ali El Naki size öncülük edecek diye cevap verir. O henüz çok küçük diyenlere, ben ’de babamı kayıp ettiğim zaman, fiziki yapıdan onun gibi küçük çocuktum. “Şunu iyi bilin ki, İsa Peygamber’e ana karnında Peygamberliği veren yüce Allah. Biz Ehlibeyt soyuna da ilmi hidayeti küçük yaşta verir. Sizler hiç tasa etmeyin.”
Abbasi Halifeleri Döneminde Samarra’da Gözetim
İmam Muhammed Taki, şehit edildiğinde, Abbasi Halifesi Mutasım Halifeliğinin ikinci yılındaydı. Mutasım ağabeyi Memun’un aksine, sert, haşin ve kan dökmekten zevk alan bir kişiliğe sahipti. Abbasilerin sekizinci Halifesi, sekiz yıl, sekiz ay halifelik yapmıştır. Bu yüzden kendisine sekiz anlamına gelen Mutasım Semâni denilirmiş. Ali El Naki’yi, gözaltında bulundurmak için Samara’ya getirmişti. Onun çocuk olduğunu bildiği için, bir zarar gelmeyeceğini düşünerek, Ali El Naki’ye fazla bir kötülüğü dokunmamıştır.
Mutasım, Hicretin 227 senesinde Samara’da 48 yaşında ölünce, yerine oğlu Harun’u Vasık geçer. O da, babası Mutasım ve amcası Memun’un siyasetini aynen sürdürür. Babasına hiç de benzemiyordu. İçkiye, kadına ve daha kötü alışkanlıkları vardı. Harun’un veziri Muhammed bin Abdülmelik! Harun’un kardeşi Cafer, bu kötü düzene bir gün başkaldırır korkusuyla, Caferi zindana attırmıştı.
Harun’u Vasık, bu yaşantıya, ancak beş yıl dayanabilir. Nihayetinde, bir içkili sefahat ve şehvet âlemi sırasında 36 yaşında ölür.
Halife Mütevekkil’in Ehlibeyt düşmanlığı
Harun’u Vasık ölünce, yerine zindanda olan kardeşi Cafer Mütevekkil geçer. Cafer Hilafet Makamına geçer geçmez ilk iş olarak da, vezir Abdülmelik’i idam eder. Böylece Cafer, Abdülmelik’den intikamını almış olur. Artık iktidar elinde, her istediğini yapabilecek güçte, İslam Âleminin Halifesi: Cafer Mütevekkil, aynı zamanda Ali evlatlarının düşmanıydı. Hem de bu düşmanlığını sinsice yapmıyordu, açıkça göstermekten çekinmiyordu. Onun zamanında, Ehlibeyt soyuna yapılan zulüm ve hakaretler, Emeviler zamanında yapılanları gölgede bırakırdı. Zalim Cafer bir zamanlar, Hz. Hüseyin’in türbesine hayvanları bağlatmış.
Halife Cafer Mütevekkil, İmam Ali Naki’yi küçük yaşta olmasına rağmen, Medine’den, Bağdat’a gözaltında tutması için getirmişti. İmam Ali El Naki’ye yaşadığı müddetçe zindan hayatı yaşatmıştır. Bu zalim, ahlaksız, insanlıktan nasibini almayan Allah’tan korkmayan adam, oğlu Muhammed Muntasır tarafından, veziri Fatih bin Hakka ile beraber Hicri 247 yılında 37 yaşında işkence çektirterek öldürmüşler.
Muhammed Muntasır, babasının cinsi bir sapık olduğunu ve bunun da hilafet makamında bulunmasının kendisi için utanç verici olduğundan, bu cinayeti işlediğini ilan eder ve babasının yerine geçer. Halife Muhammed Muntasır, dürüst, adalete düşkün, yaltakçı ve dalkavuklara yüz vermeyen sert bir adamdı. Abbasi Sarayı bir nefes almıştı. Bu durumda, menfaat ve çapulcuların, dalkavukların hiç mi hiç hoşlarına gitmiyordu. Neticede altı ay halifelik yapabildi. Düşmanları içtiği kahveye zehir koyarak, 26 yaşındayken öldürdüler.
Muhammed Muntasır’ın yerine oğlu Ahmet Mustaben Halifelik makamına geçer. Adam içkiye ve şehvete düşkün olduğundan, halife olur olmaz dışarıdan binlerce yeni cariyeler getirtir. Onun bir gün değil, bir saatını ayık gören olmaz. Henüz halifeliğinin ikinci yılında, bu işin böyle devam edemeyeceğine karar verirler. Bir gün aniden silahlı askerler ile yakalayıp zindana atarlar. Zindanda işkence çektirerek öldürürler.
Şehadeti
Onun yerine Mütevekkilin küçük oğlu Muhammed Muattez geçer. Ancak Halifelik tahtı Muhammed Muatteze de hayırlı gelmez. Dört yıl halifelik zamanında, binlerce Ehlibeyt taraftarlarını zehirleterek veya kılıçla öldürürler. Muhammed Ali El Naki’de Hicretin 254. Miladi 876 yılında onun zamanında zehirletilerek şehit edilmiştir.
Halife Muhammed Muattez’de sarayda perdecisi Salih bin Vusaf tarafından öldürülür. Onun yerine Mütevekkilin erkek kardeşinin oğlu Cafer Mütedi geçer. Cafer aklı sıra düzeni değiştirmek ister. O sırada bir Türk, nüfuslu kumandanını öldürür. Orduda olan Türkler başkaldırırlar. Cafer onların üzerine bir ordu gönderir, fakat Türkler bu orduyu rahatlıkla yenerler. Cafer kaçar, Muhammed bin Yezdadpenah adında birinin evine saklanır. Türkler kendisini bulur ve döverler. Derhal istifanı yazıp imzalayacaksın diye sıkıştırırlar. Cafer, “bana hilafet elbisesini Allah giydirmiştir, kimse bu elbiseyi üzerimden çıkaramaz diye direnince, orada bir zindana kapatır, üzerine hiç açılmayacak şekilde kapısını kilitlerler. Cafer orada ölür. Cafer öldürüldüğü zaman 37 yaşındaydı. Hilafetlik devri sadece on bir ay sürmüştür.
Eserleri, Vasiyeti ve Çocukları
İmam Ali El Naki, birçok eser bırakmıştır:
- Cebir ve tefviz ehline yazdığı risâle.
- Kadılar kadısı Yahya’nın sorularına verdiği cevaplar.
- Dini ve Şeri hükümler hakkında yazdığı risâle.
Bu kitaplar, bugün de rahatça istifade edilen büyük eserlerdir.
İmam Ali El Naki vefat etmeden önce, oğlu İmam Hasan Al Askeri’yi yanına çağırtmış, İmamlık emanetlerini kendisine devretmiş ve kendisine lazım olacak bilgileri nasihat etmişti. Düşmanlarının kendisini zehirlediklerini bildiği için oğluna ben size misafirim. Hakk’ın emri yürürse, beni sen yıka ve cenaze ibadetimi sen yap, diye kendisine vasiyet etmiş.
Ali El Naki henüz rahatsızlığı başlamıştı ki etrafında olan Ehlibeyt yakınları sorarlar? Ya İmam! Birgin olur ki sen aramızdan ayrılır ve Hakk’ın rahmetine erersen: Çocuklarından hangisi bize İmamlık edecek? İmam Ali ’El Naki yanında bulunan İmam Hasan Al Askeri’yi göstererek, Oğlun İmam Hasan size İmamlık edecek. Bundan hiç tereddüdünüz olmasın. Şunu bilin ki! Yüce Allah, biz Ehlibeyt soyuna ilmi ve hidayeti taa küçük yaşta verir. Yeter ki onun izinden ayrılmayın.
İmam Ali El Naki’nin dört oğlu iki kızı vardı:
- İmam Hasan Al Askeri (11’inci İmam, on üçüncü masum)
- Seyit Hüseyin
- Seyit Muhammed
- Seyit Cafer
- Seyide Fatima ve Seyide Rukiye
Allah hepsi rahmet etsin.
Kaynak: Seyit Derviş Tur, Erkânname – Aleviliğin İslam Yorumu ve Alevi Erkânları, genişletilmiş 3. baskı (ISBN 975-6791-52-7).
Alevilik üzerine diğer yazılar
İnanç ve erkân
- Alevilik Nedir? (ana sayfa)
- Kızılbaş Ne Demek? Kimlere Alevi Denir?
- Alevi İnancında Dört Kapı Kırk Makam
- İkrar Nedir, Kimden Kaldı?
- İslam ve Alevi İnancı
- İslam Kelimesinin Anlamı ve Tahribatı
- Alevi İnancında Kadının Yeri
- On Dört Masum-u Pak ve On Yedi Kemerbest
Cem ve erkânlar
- Cem Nedir? Cem Evi, Cem Kuralları ve On İki Hizmet
- Semah Nedir? Semah’ın Kutsallığı
- Musahiplik Nedir, Kimden Kaldı?
- Görgü Erkânı (Görgü Cemi)
- Alevilerde Cenaze Erkânı
- Alevilerde Nikâh Erkânı
- Düşkünlük Nedir?
Bayramlar, oruçlar ve kutsal günler
On İki İmam
- On İki İmam kimlerdir?
- Hz. Ali
- İmam Hasan
- İmam Hüseyin
- İmam Zeynel Abidin
- İmam Muhammed Bakır
- İmam Cafer-i Sadık
- İmam Musa-i Kâzım
- İmam Rıza
- İmam Muhammed Taki
- İmam Hasan Askeri
- İmam Mehdi
Yedi Ulu Ozan
- Yedi Ulu Ozan kimlerdir?
- Seyyid Nesimi
- Şah İsmail Hatayi
- Fuzuli
- Yemini
- Virani
- Pir Sultan Abdal
- Kul Himmet
- Noksani Baba
Tarih: Ehlibeyt, Gadir Hum ve Kerbela
Kitaplar ve Avrupa’da Alevi örgütlenmesi
Deutsch: Alevitentum: Grundlagen, Glaube und zentrale Begriffe · Geschichte der Aleviten-Organisation in Deutschland
Yazar hakkında: Seyit Derviş Tur Dede
1936’da Erzincan Çayırlı Başköy’de, Babamansur (Şah Mansur) Ocağı’na mensup bir seyyid ailesinde doğdu. Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu’nun (AABF) öncülü olan Alevi Cemaatleri Federasyonu’nun kurucularından ve ilk genel başkanıdır (1990–1993). 1994–2003 yılları arasında federasyon bünyesindeki Dedeler Kurulu’na başkanlık etti. Erkânname (2002) ve Avrupa’da İlk Alevi Yapılanması (2016) kitaplarının yazarıdır; çalışmaları Martin Sökefeld, Zeynel Gül, Burak Gümüş ve Bülent Keleş gibi araştırmacıların akademik yayınlarında kaynak gösterilmektedir.